Korean Drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Korean Drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2012 Çarşamba

Full House 2

    Uzun bir zamandır izlediğim ama bir türlü ekranın başına geçip de yazamadığım bir dramadan bahsedeceğim.Aslında çoğumuz 2004 yılındaki serinin ilk dramasından aşinayız Full House'a.Ancak burda bir ayrıntıyı hemen belirteyim kadro ve senaryo tamamen farklı.İyi olmuş mu? Bence gayet yerinde bir karar olmuş zira 8 yıl geçmiş aynı oyuncular ve kendini tekrarlayan bir senaryonun pek izleyici çekebileceğini düşünmüyordum.
Gel gelelim dizinin tanıtımına:

     Oyuncu kadrosu yeni yüzlerin yer almasıyla beraber tanıdık bildik karekterleri de barındırıyor.Gaksital'de Kimura Shunji karakteriyle oyunculuğundan söz ettiren Park Ki Woong ve karizmatik baş rol oyuncumuz aynı zamanda My Girl Friend is a Gumihoda kötü karakteri canlandıran ve benim hayran olduğum oppalardan No Min Woo da ana karakterler arasında.Tabi No Min Wo'nun bu dizideki tarzını görünce tüylerim diken diken olmuştu.Ne yapmışlar sanada bu hale geldin demiştim içten içe :D Tabi dizinin ilerleyen bölümlerinde stilinin farklılığı o kadar da rahatsız etmemeye başladı.
     Konusuna değinirsek, Lee Tae Ik (No Min Woo) ve Won Kang Hwi (Park Ki Woong) Take One adlı asyada oldukça popüler bir idol gurubunun üyeleridirler.Aslında pek de anlaşamazlar ancak Tae Ik ailesinden yadigar kalan ancak şimdilerde sahip olamadığı Full House'u geri alabilmek için Kang Hwi'ye katlanmaktadır.Jang Man Ok ise tam bu dönemde çıkar bu ikilinin karşısına. :) Bazı aksilikler sonucu  Man Ok U Entertainment'ta Kang Hwi'nin stilisti olarak işe başlar.Ancak Man Ok için aksiliklerle son bulduğunu düşündüğü hayatı beklenmedik yönde gelişecektir.Fazla detaya girmek istemedim ama eğlenerek takip edeceğinize eminim. 

 





    Dizide kalıplaşmış çekim formatının dışında daha farklı bir yol denenmiş ve haftada 2 bölüm yerine 1
bölümün ayrı ancak birlikte bir bütünü temsil eden 2 kısmı şeklinde sunulmuş.Aslında fena da olmamış.Genelde verilmesi gereken detaylar ana hatlarıyla verilmiş ve izleyeni sıkmadan kısa bir şekilde sunulmasıda bu yönden iyi olmuş.Toplamda 16 bölümden oluşuyor ve bu hafta 15. bölüm yayınlandı.Tabi en heyecanlı yerinde kaldı.Bakalım final nasıl olacak.Moda mod bir final olacağını pek düşünmüyorum açıkçası.Neden derseniz, dizi alışılmış formattaki şekliyle ilerlemiyor.Beklenmedik cevaplar ve farklı sahneleride barındırıyor içinde.

   Oyuncuların stillerine gelecek olursak baya sıradışı olmuş aslında.Man Ok'un stili hariç tabi.Man Ok'un dizinin ilk bölümlerindeki kıyafetleri  izleyenlere kelimenin tam anlamıyla çin işkencesi yaşatıyor çünkü.İroniye bak kız stilist yaw :D Geç olsada dizinin sonlarına doğru İMAJI ve SAÇI nihayet değişti.Aşağıdaki fotoğrafta çok tatlı çıkmış bunu da söylemeden edemiycem :D


     Müziklerde bulacak bir kusur yok hatta diyecek laf da bulamıyorum desem de inanmayın :D İki çift laf edeceğim tabi olumlu yönde.Gerçekten HARİKA müzikleri var...Bıkana kadar dinlediğimi bilirim...

      Eee bu kadar bahsi geçtiyse OST'ların videolarını paylaşayım:












   İYİ SEYİRLER , İYİ EĞLENCELER ^^

1 Ekim 2012 Pazartesi

Baker King, Kim Tak Goo / Bread, Love and Dreams / 제빵왕 김탁구


   
    Joo Won'a hayranlığım bu diziyle birlikte bir kat daha arttı diyebilirim.Oyunculuğu gerçekten iyi.Kaliteli bir aktör olduğuna bu dizisini de izleyince daha da çok inandım.Başrolde mi oynuyor diye soracak olursanız ; hayır , başrolde değil ama başrol oyuncusu Yoon Shi Yoon kadar göz kamaştırıyor.Ki ben Yoon Shi Yoon'un oyunculuğunu "Me Too, Flower!" da epey beğenmiştim.Düşünün artık oppamın ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu... ^_^



     Peki ne anlatıyor bu dizi derseniz aslında adından da anlaşıldığı gibi fırıncı/pastacılar kralı Kim Tak Goo ve onun doğumuyla yaşanan olayları konu alan bir dizi.30 bölümlük 2010 KBS2 yapımı aile ve romantizmi ve bence biraz da melodram türünü almış.Aynı zamanda korede şimdiye kadar ki en fazla reytingi almış dizi.%50 'lerin üstünde bir reytingden bahsediyoruz.Düşünün ülkenin nerdeyse yarısı izlemiş ve beğenmiş bu diziyi.



   Dizinin başından itibaren Kim Tak Goo ve Goo Ma Joon'un iyi bir ikili olmasını ümit ederek geçirdim.Neyse ki dizinin son bölümünde bunu görebildim :D Tüm dizi boyunca Ma Joon , Tak Goo ile uğraşıp onu geçmenin derdinde olan aslında çok yalnız ve zavallı biridir.Ancak dışardan böyle gözükmemek için sert bir mizaca bürünmüştür.Babasının sevgisi,yetenek,şirket ve de sevdiği kadın hepsi Tak Goo'dadır.Ve çok uç sınırlarda bir hırsa sahip olan Ma Joon bunları elde edebilmek için Tak Goo ya yapmadığını bırakmaz.Ama diziyi izledikçe Ma Joon dan çok Tak Goo ya kızar oldum.İnsan bu kadar da bağışlayıcı olamaz ki.Adamlar senin başına binbir çorap örsünler sen yinede affet.Tabiki affetmek erdemdir ama Tak Goo'nunki sinir bozucu düzeydeydi.Ma Joon karakterinde beni şaşırtan ise yapılan onca iyiliğe karşılık hala kalbinin tam anlamıyla yumuşayamamasıydı.Tabi mutsuz , ilgisiz geçen bir çocukluktan kaynaklanıyor.Joo Won oppa Ma Joon karakterinin altından da kalkmasını bilmiş bence.Ma Joon'un çaresizliğini çok güzel yansıtmış.Onca kötülüğe rağmen hala Ma Joon karakterine olan sevgim azalmadı aksine o karakteri daha iyi anlayabilmemi sağladı.En çok da Shin Yoo Kyung karakterini canlandıran Eugene ile olan sahneleri beni etkiledi.


    Dizinin ilk başlarında tabiki Yoo Kyung ve Tak Goo'nun birlikteliğini doğru buluyordum ama dizi ilerledikçe Yoo Kyung'un Tak Goo için doğru kişi olmadığını ve aslında kendisini daha iyi anlayabilen Ma Joon ile olan ilişkilerinin daha doğru olduğuna karar verdim.Bazen doğru görünen yanlışlar ve yanlış görünen doğrular olabilir ve bence burdaki durumda bundan ibaretti.Yoo Kyung karakteri kalbinde her ne kadar Tak Goo ya değer versede onun da hırsı,karakteri ve mizacı Tak Goo'ya uygun değildi.Ma Joon lada pek fena bir ikili olmadılar hani :)

    Dizinin müzikleride en az oyuncuları kadar kaliteli.Dizi müziklerine bayıldımmmm.Bu korelilerde çok içten ve samimi bir şekilde söylüyorlar şarkılarını yaw... T_T   İYİ DİNLEMELER :)













   Eee bu kadar anlattık bir küçük Trailer'ını da verelim :



   Son olarak da tüm dizi ekibinin bir fotosu :





İYİ SEYİRLER ^^


22 Eylül 2012 Cumartesi

Ojakgyo Brothers ^_^




     Son zamanlarda zamanımın çoğunu alan ama izlediğime pişman olmadığım ve en sevdiğim diziler kategorisinde yer almayı başaran süper güzel bir diziyle karşınızdayım sevgili blog okuyucularım :)

     İlk başlarda gerek 58 bölüm olması gerekse de şimdiye kadar hiç aile türünde drama izlememiş olmam dramayı izlenilecekler listemden çıkarmama sebep olduysada şimdilerde en çok sevdiğim karizmatik ve yakışıklı oppam Joo Won oynadığından diziye bir göz atayım dedim ve başlamamla aralıksız devam edip bitirmem bir oldu.Uzun olması belki sıkılırım dedirtsede dizinin gidişatı ve sadece belli bir çifte odaklanmadan farklı dallara ayrılması dizinin dinamiğinin düşmemesini sağlamış.

    Dizide en çok sevdiğin 2 çiftten ilki  Tae Hee ile Ja Eun diğeri ise Tae Bum ile So Young oldu.Tae Bum&So Young en sempatik ve beni en çok güldüren , Tae Hee&Ja Eun ise en şapşal çitti bence.Sayamayacağım kadar komik sahneleri var izleyenleri gülme krizine sokacak nitelikte :D Bunları yazarken bile o komik sahneler canlanıyor hafızamda...

 Tae Bum & So Young Çifti

Tae Hee & Ja Eun Çifti


    Konusuna değinirsek ; Baek Ja Eun annesinin erken yaşta ölmesi nedeniyle babası ve üvey annesiyle yaşayan şımarık mı şımarık ve aynı zamanda kibirli bir kızdır.Babasının şirketinin iflasın eşiğine gelmesi babasının Çin'e gitmesine ve talihsiz bir biçimde kaybolmasına neden olur.Bu kadarı yetmezmiş gibi üvey annesi de kızı tek başına bırakmıştır.Şans eseri babasının sahip olduğu bir çiftlik olduğunu öğrenir ve Ojakgyo Çiftliğinin yolunu tutar.Ama bu çiftlik 10 yıldır babasının arkadaşı tarafından sahip çıkılmıştır ve aile fertleri ( baba hariç )bundan habersizdir.Ancak bu çiftliği aile ahalisi kolay kolay züppe bir kıza verme niyetinde değillerdir.Ve tüm macera bundan sonra başlar... :D

    Joo Won oynadığından dolayı başladığım bu dizi sonrasında tüm karakterleri sevmeme hatta gıcık olduğum UEE'yi bile bir nebze de olsa sempatik bulmamı sağladı.Düşünün artık dizi ne kadar güzel :D Ben bu kızı kötü karakterler dışındaki karakterlere yakıştıramıyorum çok itici ve yapay duruyor.Samimi gelmiyor ama burda biraz da olsa sevimlilik katmış diziye...Tabi Joo Woo ma laf yok.Onun o sert ve karizmatik bakışları ve ardından gelen sevimli ve içi ısıtan gülümsemesi insanı büyülüyor resmen.Şimdiye kadar izlediğim kore dizileri arasından hiç böyle bir oyuncuya rastlamamıştım.Tüm oynadığı dizilere yakışıyor bence.<3

   Joo Won un oynadığı her sahne beni etkilese de bunlardan bir kaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.Ve karşınızda Gifler :


En büyük aşklar nefretle başlar sözü boşuna değilmiş.Pek de yumuşak bir başlangıç olmamıştı :D Tae Hee'nin tersi fena 0_0


Tae Hee burda baya sinirli gözüküyor.EEE tabi adamın zayıf noktasına basarsan olacağı bu..Ja Eun amma korkmuştu hani...Ama yine de karizma akıyor bu çocuktan ya <3

 Tae Heenin Ja Eun dan hoşlanmaya başladığı sahne...Kravat vesile oldu yani kızın şirinliği değil :DDD

Tam bir çift haline geldiler :D  Anı fotosu zamanııı

 Bu sahne çok romantikti.Tae Hee'nin kalbi sevgilisinin üşümesine el vermiyor <3

Bu sahne çok komikti ya...Tam öpüşecekler Tae Henin babaannesi odaya girmez mi :D İşin dahada ilginci tabi sevgili olduklarını söylediklerinden ve yakın zamanda da evlenmeleri gündemde olduğundan babaannesi olur böyle şeyler siz devam edin diyor  işte orda koptum :D

Ayrılacakları sahne.İşte burda hüzne boğuldum.Tae Hee senden başka hiç bir kıza kravatımı bağlatmayacağım diyor T_T Sen ilk ve son olacaksın.Vay be ne aşk

Ayrılıklar bitti babaannesinin sık dırdırları ve kendilerinin isteğiyle de nihayet evleniyorlar ^^

Bu sahnede çok güldüm :D Geleneklerine göre gelin ve damat birbirlerini selamlamalılar ve bunlar da başlıyor selamlamaya ama ben boşuna şapşal bir çift demiyorum.Neden mi? Ja Eun selamlıyor bakıyor Tae Hee selamlamayı bitirmemiş sonra Tae Hee başını kaldıracak o da Ja Eun'un hala selamlamayı bitirmediğini görüyor derken baya bir uzun sürüyor selamlama faslı tabi konukları ve izleyenleri baya eğlendiriyorlar :DDD

Balayına gelen çiftimiz...Ne kadar şirinsiniz ya ;)



Bu sahne de favori sahnelerim arasında amma içten oynuyorlar gören gerçekten evlendiler sanır :D

Kızı yere yığdı :DD


Klasik karda kelebek izi yapma sahnesi ama bu da yapılmasaydı yazık olurdu hani ^^


Gel gelelim dizinin sevdiğim Müziklerine:











İyi Seyirler ^_^


11 Eylül 2012 Salı

2012 Joo Ji Hoon yılı :D






  
      Kore sevdamın başlamasına vesile olan ilk dizim Goong'un(Düşlerimin Prensi) prensi ve benim en çok sevdiğim koreli sanatçılardan biri olan Joo Ji Hoon nihayet sanat hayatına dönüş yaptı.Ve 2012 yılı onun yeni bir başlangıç yılı olacak gibi görünüyor çünkü şimdiden 2 yapıma imza attı bile.Goong'la yıldızı parlayan ve ardı ardına çektiği dizi ve filmlerle ünlenen sanatçı sanat hayatını bitirebilecek yanlış bir yola girdiğinde şüphesiz hepimiz ondan nice yeni yapımlar bekliyorduk.Bu haberle yıkıldığımda yıl 2008'i gösteriyordu.Ama hatalı olduğunu ve yeni bir başlangıç yapacağına dair sözlerine tüm kalbimle inansamda malesef yapımcılar aynı görüşte değillerdi ki 4 yıl aradan sonra dönebildi.Askere giden ve yeniden aramıza dönen prensim şimdilerde "Five Fingers" isimli yeni draması ve "I am a King" isimli filmiyle dönüş yaptı.

     Five Finger'ın 4 bölümünü izledim ve gerçekten kaliteli bir yapım olduğuna kanaat getirdim.Tabi prensim 4.bölümün sonlarında yüzünü gösterdi ama dizinin gayet iyi bir şekilde devam edeceğine gönülden inanıyorum.Melodram,Müzik ve Dram ağırlıklı bu dizide Ji Hoon dahi bir piyanisti canlandırıyor.Bölüm sayısı 30 :)

    Five Fingers'ın konusuna değinecek olursak: Yoo Ji Ho(Joo Ji Hoon) anneannesiyle yoksul bir hayat süren ancak müziğe olan yeteneği ve karakteriyle mükemmel bir çocuktur.Bebekken yaşadığı bir travma sonucu gök gürültüsünde inanılmaz korkar ve yine havanın kötü olduğu ve şimşeklerin çaktığı bir gece anneannesini bir kaza sonucu kaybeder.Ancak bu kayıp gerçek babasını tanımasına sebep olur.Babası ülkenin en zengin müzik şirketinin sahibidir.Aynı zamanda evli ve Ji Ho dan küçük bir erkek evlat sahibidir.Ji Ho onun ilk aşkından olan evladıdır.Babası adaletli ama katı birisidir.Ji Ho'yu yanına alıp küçük kardeşi Yoo In Ha'ya sağlamış olduğu tüm olanakları onada sağlar.Ve Ji Ho'yu şirketin variyi yapmaya karar verir.In Ha ise bir piyanist olmak istemektedir ve küçüklüğünden beri piyanoyla iç içedir.In Ha karakter olarak Ji Ho'nun tam zıttıdır.Kendini beğenmiş,burnu havada,mızmız ve kötü kalpli bir çocuktur.In Ha'nın nefret ettiği bu yeni kardeş doğuştan bir yeteneğe sahiptir.Müzik kulağı gayet iyidir ve içten duygularla piyanoya hayat vermektedir.Ve bundan sonra işler artık hem kardeşi hem de annesi için zorlaşmaktadır.In Ha'nın annesi In Ha'yı şirketin tek varisi yapma yolundaki amacına mani olduğu ve kendisinin en yakın arkadaşından evlilik dışı olduğundan Ji Ho dan belli etmesede ölesiye nefret etmektedir.Üvey annesinin bu iki yüzlü tavırlarını Ji Ho bilmesede Ji Ho nun babası eşinin gerçek yüzünü öğrenmiştir.Bir kaza sonucu evde yangın çıktığı bir sırada Ji Ho'nun babası ve üvey annesi tartışmaktadırlar.Üvey annesi elinde olmadan eşini yaralamıştır ve yangın çıktığını anladığında eline bir fırsat geçtiği düşüncesiyle eşini orda bırakır ve In Ha olduğunu sanıp  Ji Ho'yu kurtarır.Yangının çıkmasına neden olan Ji Ho'nun babaannesi alzheimer hastası yaşlı bir kadındır.Yangın çıktığı sırada semtteki iyi kalpli ama sağır olan bir esnaftan yardım ister.Bu adam aynı zamanda Ji Ho ve In Ha'nın hoşlandığı kızın babasıdır.Yangına yardım etmek için gittiğinde In Ha'yı kurtarır ancak kendisi ağır yaralanmış olduğundan ölür.Üvey annesi işlediği suçtan kurtulmak için tüm suçu bu zavallı adama atar.Adamın ailesi ne kadar karşı çıksada fakir olan ailenin gücü adamın suçsuzluğunu kanıtlamaya yetmez.Üvey annesi amacına ulaşmak için Ji Ho'yu da kullanır ve şirketin başına -varis daha küçük olduğundan- kendisi geçer.Aradan 14 yıl geçer.Aradan uzun yıllar geçmiştir ancak asıl hesaplaşma şimdi başlayacaktır.

Five Fingers'dan kareler: 





I am a King filmi hakkında detaylı bilgi ; http://www.yeppudaa.com/showthread.php?t=30970

İyi seyirler sevgili okurlar :D

10 Eylül 2012 Pazartesi

Gaksital ( 각시탈 ) / Bridal Mask-2 ( Ağır Spoiler İçerir :D )

       Kendime dizileri hemencecik bitirmeyeceğim ve DRAM izlemeyeceğim dediğim halde işte yine bir dram içerikli ve 2-3 günde izlenmiş 28 bölümlük bir dizi. :D Bölüm sonları o kadar heyecanla bitiyor ki , diyorum diğer bölümün başına bakayım kapatıcam...Evettt böyle diye diye tüm diziyi bitirdim. :D

       Nerden anlatsam bilemiyorum ki.Oyunculardan başlarsak ben dizinin baş rollerini birbirlerine çok yakıştırıyorum ya çok tatlılar <3 Lee Kang To ve Oh Mok Dan'ın oyunculuklarından , -gerçekte olmasa da- dizide birbirlerine duydukları sevgiden ve bağlılıktan çok etkilendim.Diziyi izlerken onlarla birlikte üzülüp onlarla birlikte sevindim.Sanki diziden bir karakter gibi olayların içindeymişçesine hissettim ^_^

      Dizinin ilk başlarında kendini beğenmiş,gaddar,japon yalakası Lee Kang To beni gerçekten sinir ediyordu ama yaşadıkları olaylar onu bu hale getirdiğinden insan kızamıyor bir süre sonra.Maskeli(Gaksital)yi yakalama hırsıyla yanıp tutuşup en sonunda gerçekte Maskeli olan abisini yanlışlıkla öldürmesi ve annesini de Shunjinin abisinin vurması sonucunda büyük bir boşluğa düşüyor.Hiçbirşey bilmediğini o zaman anlıyor ve olaylar bundan sonra gelişiyor.Tabi olayların gelişmesinde çocukluk arkadaşı olan ve asıl mesleği öğretmenlikken abisinin Maskeli tarafından öldürülmesini hazmedemeyen Kimura Shunjininde olayların kızışmasında ve birçok masum canın hayatını kaybetmesinde bolca katkıları oluyor.İlk başlarda iyi kalpli,sevecen,yardım sever görünen Shunjinin zamanla bir canavara dönüşmesi beni bir hayli şaşırttı.İntikam yemini ederek kirli oyunların bulunduğu arenaya çıktığında onun bu kadar günaha saplanacağı aklımın ucundan geçmezdi.İşlediği tüm suçlarda bu kadar korkusuz ve cani olması insanın kanını donduruyor.Tabi bence bunda garip bir aileden gelmesinin de etkisi var.Zamanla daha kötü olan Shunji ilk başlarda sevgiyle yaklaştığı ve incitmekten korktuğu Mok Dan'ın ölümüne neden oluyor.Tabi bu artık sapkınlık derecesinde bir sevgi.Tüm bu olaylar bittiğinde Mok Dan'ın kendisini eski sevecen öğretmene dönüştüreceği inancı , yaptığı kötülüklerin bünyesine ağır gelmesi ve umutsuzluk içinde çırpınan deli birine dönüşmesi sonucunda oluşan bir hayalden ileri gidemiyor.Maskeli bu problemi daha önceden çözmeye kalksaydı sonuçlar bu kadar üzücü bir hal almayacaktı.Burda klasik laf genelde "Dizi nasıl devam edecekti.Tabiki işi biraz bulanıklaştıracaklardı.Uzasın uzasın uzasın diye :D " Tabi Kang To ve Shunji için de kolay değil.Sağlam olan arkadaşlıklarının arasına milliyetçilik duyguları ve geçmişin izleri giriyor.Dizide eski anılarına uzandıkları zamanki kareler insanın yüreğini burkuyor çünkü geldikleri durum ringe çıkmış iki boksörün durumundan farksız ve isteseler bile -ki birbirlerinin sevdikleri insanların ölümlerine sebep oluyorlar- eskiden oldukları dost hallerine geri dönemezler.İzlerken insan üzülüyor sanki gerçekmiş gibi.

       Dizide en eğlenceli sahnelerde Kang To'nun keskin zekasıyla Shunjiyi baya bir bölüm yanıltması ve üzerinde bulunan suçlamalardan titizlikle kurtulması bence.Adam polis teşkilatında çalışıyor ama onlar uzun zamandır aradıkları ve bulmak için can attıkları kişi olan Maskelinin o olduğunu uzun bir zaman çözemiyorlar :D


En etkileyici olaylar kuşkusuz:

*Lee Kang To'nun annesini ve abisini kaybettiği ve acı içinde geçen dakikaların olduğu sahneler :'(

*Mok Dan'ın ölümüne nefret ettiği Lee Kang To'nun aslında onu küçükken ölümden kurtaran ilk aşkı olduğunu öğrendiği ve ilk aşkı olduğunu sandığı ama yüzünü göstermeyen Maskelinin de yine Lee Kang To olduğunu öğrenmesi

*Kang To'nun Mok Dan'a çiçeklerden yapılma bir yüzükle evlenme teklif ettiği sahne ve sade olduğu kadar sıcak ve samimi düğünleri

*Shunjinin gelip düğünü mahvetmesi ve benim sinirlerimi bozan o korkunç olayın gelişmesi

*Ve geçmişte kalan ama hala dünmüşçesine hissettiren anılara yolculuk yapılan ve dizinin hayran olduğum müziklerinin geçtiği sahneler <3 <3 <3

    
       Son olarak da koca bir alkış dizinin ilk başında Maskeli rolünde olan ve sıradışı oyunculuğuyla beni etkileyen Lee Kang San yani gerçek ismiyle Shin Hyun Joon'a.  
   

Fotolarla GAKSİTAL:






Sonlardan nefret ederim ama üzülerek söylüyorum ki yine bir dizinin SONu...
Umarım bu dizi kadar güzel diziler izleme şansı bulabiliriz...

S.Q.

7 Eylül 2012 Cuma

Gaksital ( 각시탈 ) / Bridal Mask

      Tek kelimeyle şahane bir dizi...

       Aslında ilk önce izleyip izlememek arasında kalmıştım ama bu kadar yüksek izleme oranları ve güzel bir konusu olan bir dizi olduğunda bir bakayım dedim.Ama dizi beni etkisi altına aldı bile.Güzelce harmanlanmış bir konu,süper oyunculuklar...Kelimelerle anlatamıyorum...Şimdiden çok sevdim ben bu diziyi...<3

       Konusu : Japon mandasındaki ( Manda:Mevcut sistem ile kendini idare edemeyen toplumların başka bir devlet tarafından idare edilmesidir.Bu sistem bağımsızlığa aykırıdır. ) Koreyi ve o zor şartlar altında yaşayan Kore halkının  -tabi o zamanki isimleriyle Joseon'lular- kahramanı Maskeyi (Gaksital/Bridal Mask)  anlatan dram ve aksiyon ağırlıklı 2012 yapımı Güney Kore dizisi.Bölüm sayısı 28 ve dizi daha yeni bitti.

       Dizinin bu kadar izlenmesine şaşmamalı.Konusu ve oyunculuklar bir yana Korenin yakın tarihini anlattığı için de geniş kitlelere ulaştığı ve tutulduğu kanaatindeyim.Her zaman dizi ve filmlere körü körüne gerçekmiş gibi bakmak tabiki bizleri yanılgıya sürükler ama bazende insanlara bazı şeyleri özellikler tarihlerindeki acıları, yenilgileri, yaşanmışlıkları hatırlatması bakımından da hatırı sayılır bir katkısı da olmaktadır.
      Uzak Doğunun geçmişi ilgili pek fazla bilgim olmamasına karşın şimdilerde benzer diziler sayesinde belkide temel şeyleri bilebiliyoruz.Dizide en sinir bozucu kısımlarda , Japonların Kore üzerinde hakimiyet kurması ve ülkenin asıl sahiplerine eziyet etmeleri,kendileri lüks içinde yaşarken fakir köylünün daha da fakir olması ve Koreli bazı yetkililerinde bu durumdan şikayet etmemeleri -bir Koreli olmasamda- insanı çileden çıkaracak nitelikte.
     Gerçekten çok üzücü. Bir milletin kendi varlığını yok etmeye çalışanlara boyun eğmek durumunda olması...Maalesef çıkarlar her zaman vardır ve devletler bunları kullanmakta gayet iyidirler sonuçlar genelde halkı olumsuz etkilese bile.Olan maalesef güçsüz halka olmaktadır.Bu konuda çok üzüldüğüm ve etkilendiğim için biraz konu dışına çıktım.Diziye devam edersek , sizleri başrol oyuncularımızla tanıştırmak isterim:Buyrun efem;


        En çok sevdiğim kuşkusuz kahramanımız Maske tabi. :)  Lee Kang San'nın kimliğini saklamak için girdiği kılık ise ayrıca şirin.Gerçekten iyi kamuflaj :D







        Diğer bir başrolümüz ise Lee Kang To.İlk başlarda nefret etmeme neden olan ama sonradan insani yönünü -sonunda- gösterebildiğinden gözümdeki değeri artan dizimizin karizmatik esas oğlanıdır kendileri.Gerçekten karizmatik bir aktör. ^_^ ( Sinirlendiğinde dizideki  korkunç ruh hali ve tavırlarını ve hatta tüylerimi diken diken eden bağırışını saymıyorum bile :D )





        Babası Japon hükümeti adına çalışan ama kendisini bu konulardan soyutlamayı başarıp sakin bir yaşam süren diğer ismimiz ise Kimura Shunji. Dizinin ilerleyen bölümlerinde tam bir CANAVARa dönüşüyor.Şaşılacak şey doğrusu.Bu kadar yufka yürekli birisi nasıl olurda bu kadar kinle dolabilir.Dizide sonradan nefret ettiğim kişi olmayı başardı.TEBRİKLER DOĞRUSU...



   
       Son olarak da hem Lee Kang To'nun hem de Kimura Shunji'nin aşık olduğu dizimizdeki esas kızımız  Oh Mok Dan / Boon Yi.




Dizinin şarkılarına da değinmeden edemeyeceğim....İşte onlardan biri:

Goodbye Day Şarkısı TÜRKÇE Altyazılı

Trailer:



İYİ SEYİRLER ^^

Yorumlarınızı bekliyorum...