8 Ağustos 2012 Çarşamba

Yerdeki Yıldızlar ( Taare Zameen Par / Like Stars on Earth )

         Son zamanlarda hiç bu kadar duygulandığımı ve göz yaşlarımın istemsiz olarak döküldüğünü hatırlamıyorum :'/ Yerdeki yıldızlar 2007 yapımı Aamir Khan tarafından yazıp yönetilen ve aynı zamanda baş rol oyuncularından biri olduğu harika bir hint filmi.Hint filmlerine bakış açımı kıran 3. film :D Slumdog Milyoner , 3 İdiot ve şimdi de Taare Zameen Par yani Yerdeki Yıldızlar. Konusu çok güzel işlenmiş ve oyunculuklar da gerçekten iyi düzeyde olan bu filmin ayrıca  baş rol oyuncularından biri olan minik yıldız Darsheel Safry de bir o kadar güzel bir oyunculuk çıkarmış  :) Kesinlikle izlenilmesi gereken harika bir yapım...


 "HER  ÇOCUK ÖZELDİR."



IMDB Puanı: 8.3/10
Tür: Aile, Dram, Komedi
Yönetmen: Aamir Khan, Amole Gupte
Oyuncular: Aamir Khan, Darsheel Safary,
Tisca Chopra, Alorika Chatterjee
Müzik: Raman Mahadevan, Shaan,
Vishal Dadlani, Adnan Sami
Süre: 2 saat 45 dk

           Konusu: Ishaan ( Darsheel Safry ) neşeli , mutlu hayatı dolu dolu yaşamasını bilen ama o küçük bünyesinde baş edemediği bir hastalıkla mücadele etmeye çalışan  tatlı mı tatlı bir çocuktur. Disleksi yani öğrenme bozukluğu denen bu hastalık Ishaanın tüm okul hayatını cehenneme çevirmeye yeter de artar.Babası baskıcı ve dediğim dedik diyen çocuk ruhundan anlamayan ve gerektiğinde şiddete başvuran katı bir babadır.Ishaan okulunda sürekli problemler yaşar ve en sonunda okuldan alınmak durumunda kalır ve babasının tanıdığı biri vasıtasıyla yatılı bir okula başlar.Ancak durumu daha da kötüleşmektedir çünkü şimdi ailesi de yakınında olmayacaktır.Ancak yerdeki yıldızımız filmin ortalarında geçici olarak okula gelen resim öğretmeni Nikumbh ( Aamir Khan ) sayesinde içine düştüğü bu buhrandan zor ve etkileyici bir biçimde kurtarılacaktır.


 Partlar: 

 Part 1/16


  Part 2/16



Part 3/16




Part 4/16


Part 5/16


Part 6/16



Part 7/16


Part 8/16


Part 9/16




Part 10/16



Part 11/16



Part 12/16



Part 13/16



Part 14/16



Part 15/16



Part 16/16


5 Ağustos 2012 Pazar

Yusuf Güney-İki Romantik Deli


 Bu şarkıya bayılıyorum ya  :D şarkı,sözleri,yusuf güneyin yorumu hepsi harika...


Sözleri:

Biz iki inatçı deli iki serseri
Biz seninle kışa girmiş yaz çiçekleri
Şimdi ayrı şehirlerde deliler gibi
Bekledim senin sevgini
Hayattan çok yoruldum
Bilinmez oldum bu genç yaşımda
Gülen bu gözlerim
Gülmeye umutsuz sen gelinceydi
Tut ellerimden hayatı tut yüreğinden
Bize lütfedilen bu aşkı al gel
Gönlüme koy gel tek sevdiğim
Biz iki inatçı deli iki serseri
Biz seninle kışa girmiş yaz çiçekleri
Şimdi ayrı şehirlerde deliler gibi
Bekledim senin sevgini
Sensiz günleri ömrümden siliyorum ben
Daha çok yer açılır biliyorum ben
İkimizi kurtarmanı diliyorum ben
Aşkım güçlü ölümden
Sensiz iken ağlıyorum
Beter bir hale bağlıyorum
Güzel günlerin hatrına dön gel
Her şeyi yak gel tek sevdiğim
Biz iki romantik deli iki serseri
Biz seninle kışa girmiş yaz çiçekleri
Şimdi ayrı şehirlerde deliler gibi
Bekledim senin sevgini
Sensiz günleri ömrümden siliyorum ben
Daha çok yer açılır biliyorum ben
İkimizi kurtarmanı diliyorum ben
Aşkım güçlü ölümden

3 Ağustos 2012 Cuma

Şimdi lütfen burda kal ve hayır dersen neler kaçırabileceğini görelim






Bir filmden alınan bir kareymiş.Nette takılırken rastladım.Hangi film olduğunu daha bulamadım :/

( Çok beğendim ya kızın hayır deyeceği varsa bile bu sözlerden sonra kesin vazgeçer.)

                                                                                                                                           

^^ Şiirlerimden biri ^^

Aşk dediğin aniden yağan yağmur gibi olmalı
Ansızın gelip bulmalı seni
Kaçacağın bir sığınak olmadan işlemeli kalbine
Ve senin tek sığınağın onun kalbi olmalı
Ta ki
Yağmur dinip ardında renkli bir gökkuşağı bırakana dek

    Sibel DİNÇ

29 Temmuz 2012 Pazar

Perfect Girl Evolution ( ヤマトナデシコ七変化 )

          Bu animenin her bölümü olay... :D Başrolde olan kızımız tam bir manyak yoo abartmıyorum gerçekten öyle.Japonların karakterlerin duygu durumlarını yansıtan çizimlerine bayılıyorum.Zaman zaman karakterleri o kadar komik yapıyorlar ki...

          Konusuna gelirsek ; kızımız Nakahara Sunako 2 yıl önce bir çocuğa karşı ilan-ı aşk etmiş ve fakat çocuk tarafından çirkin olduğu ( ! ) gerekçesiyle reddedilmiş ve hayata kendini kapatmış,yalnız ve asosyal bir hayat süren , garip yaşam tarzı ve hobileri olan enteresan bir kızdır.Kızın teyzesi ki baya zengin bir bayan olan bu hanımefendi kendi malikanesine  herbiri birbirinden yakışıklı 4 genci kiracı olarak alır.Onlara burada hiç kira vermeden oturmak isteyip istemediklerini sorar tabiki bir şartla:Yeğeni Sunakoyu bir hanımefendiye çevirmeleri koşuluyla.Herşeyden habersiz bu saf 4 genç -bu teklifin ne kadar zor olduğundan bir haber- teklifi kabul ederler ve işte eğlence ve korku dolu anlar böylelikle başlar.Bakalım esas kızımız Sunako bir hanımefendiye dönüşecek midir?


         Kesinlikle gülme garantili sahneleri barındırıyor.Özellikle Sunakonun halleri beni gülmekten öldürdü! :DDD






Sunakonun bir kaç fotosu :D









Kaichou wa Maid-Sama! Animesi--Karakalem Çizimim ~~

           Gözüme takılan ama bir türlü izlemeye başlayamadığım bu animeyi nihayetinde geçenlerde izleme fırsatı buldum.Harika diyemiycem ama çizimleri gerçekten güzel.Usui karakterine de ayrıca hayran oldum ve çizim yapma konusunda biristek geldi.

İşte naçizane karakalem çizimim...

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Kamikaze Kaitou Jeanne Animesi--Karakalem Çizimim (:


         Aslında mangaka yani anime ve manga çizerliğide bence süper bir meslek.Bir kere severek yapılabilen , yaratıcılık katılması gereken , zevkli bir iş.Bu yazıyı yazarken bile beni heyecanlandırıyor çizmek , çizim yapmak.Tabi yetenek de şart :D Bende ufaktan birkaç karakalem çizim denemesi yapıyordum ve bunlardan birini paylaşmak istedim.

           Resim benim en çok sevdiğim ve geçen bir yazıda da paylaştığım "Kamikaze Kaitou Jeanne" animesinden Marron'un yeraldığı bir kare:

 

15 Temmuz 2012 Pazar

Kamikaze Kaito Jeanne( 神風怪盗ジャンヌ )


   
         Kelimelerle anlatılamayacak  kadar çok mutluyum ya :D Belki hatırlayanlar vardır star tv de "Sevimli Hırsız" ismiyle yayınlanan bir anime vardı bir zamanlar.Benim en çok sevdiğim animeydi.Hatta bölümlerini kaçırmamak için eve koştura koştura gelirdim.Hemen tv yi açardım yeni bölümü merakla beklerim....Anılar... :D 
        Mahallede oyun oynardım anime saati yaklaşınca oyunu bırakırdım eve gitmem lazım deyip ter kan içinde tv başına otururdum :DD Anime bitince arkadaşlarımın bön bön bakışları arasında  tekrar oyuna devam ederdim.Amma severdim ya bu animeyi.
         İsmi aklımda kalmamıştı sadece animeden birkaç kare ve animeyi izlerken ki mutluluğum.Şans eseri buldum animeyi.Hani insan önemli bir şeyini kaybederde sonra bulduğunda bir mutluluk hissine kapılır ya işte öyle güzel bir mutluluk sardı dört bir yanımı şuanda  :DD

   Bu kadar bahsettim bari biraz anlatayım animeyi dimi :D

 Konusu: 

         Marron 16 yaşında sıradan bir kızdır.Küçükken ailesi tarafından-belli sebeplerden dolayı-terk edilmiştir.En yakın arkadaşı Miyako ve onun ailesi Marrona sahip çıkmış ve ailesinden kalan boşluğu bir nebzede olsa dindirmeye çalışmışladır.Bir gün esas kızımız Maron , Fine Fish(Finn) adlı bir melek tarafından kendisine Jeanne d'Arc'ın (  Jeanne d'Arc hakkında ayrıntılı bilgi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Jeanne_d%27Arc  )   reenkarnesi olduğunu ve kötülüklere karşı savaşması gerektiği söylenilmesi üzere hayatı tamamen değişir.Artık kötülüklere karşı savaşan ve adaleti savunan biri haline dönüşür.Fine (Marron'un değişiyle Fin) Marron'a gücünü vererek Marron'u Kaitou Jeanne'e dönüştürür. Kaitou Jeanne'e dönüşen Marron kötülüklerle savaşır insanların en değerli eşyaları içine saklanan kötülüğü Check-Mate(Şah-Mat) yaparak onları satranç taşları içine gizler, ama bu işleminde kötülüğün içine girdiği eşyalar maalesef ortadan kaybolur, bu yüzden yaşadığı yerde Kaitou Jeanne'i bir hırsız olarak bilirler. Jeanne'in hırsız olduğuna en çok inanan en yakın arkadaşı Miyako ve onun babası Dedektif Toudaiji'dir ve bu yüzden Jeanne'i yakalayıp onu durdurmak isterler, bunu bilen Marron her görevinde arkadaşı Miyako ve babasına bir not kartı yollayarak nerde ne yapacağını bildirir.(Kendini onlara karşı suçlu hissetmesi yüzünden). Her görevini bildirdiği için Marron'un başı Miyako ve babasıyla çok büyük derde girer.



       Bunun dışında Miyakonun yan dairesine Chiaki adında çok yakışıklı bir çocuk taşınır.Hem Marron hem de Miyako bu çocuktan çok hoşlanırlar.Chiaki de sürekli Marronla uğraşır ve ondan bilgi edinmeye çalışır ama kimsenin bilmediği bir gerçek vardır.Chiaki Marron ile ilgili çok önemli bir sır bilmektedir.İlk zamanlar bu nedenle Marrona yaklaşan Chiaki zamanla Marrona aşık olmaya ve görevinden vazgeçip Marronu korumaya başlayacaktır.

Animenin açılış parçalarından biri:




Benden bu kadar şimdi animeyi izlemeye gitcem :D Esenlikle kalın...

10 Temmuz 2012 Salı

A Gentleman's Dignity dizisinden bir şarkı



  

Onun Parlak Işığı-Danielle Steel

      Yabancı yazarlardan en çok sevdiğim ve okuduğum kişi olan Danielle Steel'in oğlu için yazmış olduğu bu kitap diğer tüm kitapları kadar etkiledi beni.

       Bir annenin çocuğu için verdiği çaba,oğlunun içinde bulunduğu ruhsal sıkıntılarından kurtulmak için yaptıkları,büyük çabalar küçük bir ışık ve kaçınılmaz bir son.

       Kalbinizi ısıtan güzel yazılar yazan bir yazarın oğlunun içinde bulunduğu dramı okurken duygulanacak kimi zamanda umudun her zaman olduğunu ama pes etmememiz ve çabalamamız gerektiğini öğreneceksiniz.



İşte kitabın yazarının kitabı yazma nedenini açıklayan yazısı:

'Bu kitabı; Nick'le birlikte yaşadığımız acıyı, cesareti, sevgiyi ve bunları yaşarken öğrendiklerimizi başkalarıyla paylaşmak için yazıyorum. Nick'in hayatı yalnızca bizim için içimizi burkan bir anı olarak kalsın istemiyorum; başkalarının bu kısacık hayattan dersler çıkaracağını umuyorum. Her şeye rağmen yaşadığımız umutları ve gerçekleri ihtiyacı olan herkes görsün istiyorum. Dileğim, birilerinin bizim öğrendiklerimizden yararlanması ve bunların yardımıyla bir hayat kurtarması.'  Danielle Steel

Kitapta beni etkileyen harika bir cümle:

"Hayat,hayal kurmak ,ummak ve cesaret etmek demektir"  Danielle Steel

Kitapta sevdiğim şiirlerden biri:

 Uçurum
 Kahramanlığa soyunup
Uçurumun bu kadar kenarından
Gitmek
Korkutur
Seni izleyenleri,
Soluğunu kesmeyi seversin 
Kalabalığın,
Havada bir uğultu,
Sebep olduğun 
Dehşet,
Harekete geçirdiğin
Toplu heyecan,
İsteri dağları,panik,
Gerilim,
Dehşet,
Düşecek mi?
Cesaret edecek mi?
Umursayacak mı?
Ölecek mi?
Yaşayacak mı?
Başaracak mı?
Güven?
Ses?
Ya da kan içinde?
Kenarında yürürsün,
Uçurumların 
Dalga geçersin,
Bütün kaderleri
Alaya alırsın
Kalplerimizi
Ve yaşamını 
Riske sokarsın,
Peki zaferin bedeli ne?
 ( Oğlu Nick'in yazmış olduğu şiir )

Farkındayım biraz buruk,acı,hüzünlü ve gerçekleri anlatan bir şiir.Aynı zamanda da okundukça sevilen , güzel hisler bırakan bir şiir.Tıpkı hayatın kendisi gibi...